30 Eylül 2010 Perşembe

Barınaktakiler Bu Kışı Soğuk Betonda Geçirmesinler

Hazır karakış kapıya dayanmamışken evinizde artık kullanmadığınız atmak üzere olduğunuz eski giysi, kilim, halı, yorgan, battaniye, minder gibi eşyalarınız var ise çöpe atmak yerine onlara gerçekten ihtiyacı olan barınaklardaki can dostlarımıza bağışlamaya ne dersiniz?

"Bir adamın çöpü diğerinin hazinesidir" sözünden yola çıkarak facebook'ta grup oluşturan hayvanseverlere http://www.facebook.com/album.php?aid=35177&id=100000328137835 adresinden ulaşabilir ya da size en yakın barınağın iletişim bilgilerine www.barinak.gen.tr adresinden ulaşarak barınak hayvanlarının soğuk betonda kışı geçirmemelerini sağlayabilirsiniz.

28 Eylül 2010 Salı

Bir Yük Hayvanının Güncesi

Bir eşşek ya da bir at olduğunuzu hayal edin. Hergün saatlerce yük çektiğinizi düşünün. Kimse size sormaz iyi misin diye. Kamçılanırsın hatta sopa yersin, dayak gündelik birşey olur. Neden? Yorulmuşsundur, dinlenmek istersin sadece. Ayağınız kırılır ağır yükten. Peki sahibiniz olacak köle tüccarı ne yapar? Yaraları sarmak yerine seni ölüme gönderir. Havalar iyiyken, yükü çekerken iyisindir. Kışın bir bakarsın işin biter, bitmelidir de ne de olsa sana bütün kış yem verecek değil ya! Ve kendini dağda, ormanda bulursun bir anda. Terk edilmişsindir. Vahşi hayvanlarla kalmışsındır bir başına. Sonunda yem olursun onlara. Zaten onlara yem olmasan bile sahibin olacak iki ayaklı mendebur seni öldürecektir ya aşırı yükten ya da sakat kaldığın için.

Bugün şahit olduğum birkaç fotoğraf beni kendime getirdi adeta. Yük hayvanları sorunu belki de yüzyıllardır var memleketimizde. Sadece bizde değil başka ülkelerin de bu konuda duyarsızlığı olsa da bu konuyla ilgili demek istediğim tek bir söz var -- Eğer bu ülkenin Gelişmiş Ülke statüsüne yerleşmesini istiyorsak, yalnızca insanlarına değil, hayvanlarına da sahip çıkan duyarlı ülke olmak için canla başla çalışmalıyız. Umarım ömrüm vefa eder de bu yukarda bahsettiğim manzaraları kökünden kazıyabilirim ya da kazındığını görebilirim. Yoksa gözlerim açık gider...

5199 Hayvan Hakları Yasası Kabahatler Kanunu'ndan çıkıp TCK kapsamına bir an önce girmesi gerekmektedir. İşte ancak o zaman bu gibi trajediler sadece geçmişte kalır, biz de geçmişinden ders almasını bilen öncü bir millet olarak tarihe geçeriz belki...

Bir Çocuğun Bir Kediyle Ne Alıp Veremediği Vardır Ki?


Nasıl olur da bir "insan" evladı başka bir canlının bacağını sırf canı öyle istediği için koparabilir? Bu nasıl bir dehşetengiz bir ruh halidir?

Facebook'ta mozaiklenmemiş bir fotoğraf gördüm bugün. İçim kalktı. Zavallı hayvanın yüzündeki acı ifadesi donmuş kalmıştı. O korkunç pozu burda paylaşmıyorum, paylaşmaya yüreğim elvermiyor. İşin ilginç tarafı, aydınlığı ve hayvanseverliğiyle bilinen İzmir'de oluyor bu olay. Hem de bir çocuk bu vahşetin sorumlusu.

Bir arpa boyu yol alamadık maalesef. Yıllar geçiyor, bu ülkede tarih sadece tekerrürden ibaret oluyor. Bir bakıyorsunuz, 20 sene önce yaşanan ama bu kadar afişe olmamış olaylar yaşanmaya devam ediyor. Teknoloji ne kadar gelişse de, yeni jenerasyonlar yetişse de, duyarlılık sıfır -- kafa aynı olduktan sonra değişen birşey olmuyor.

5199 saılı Hayvan Hakları Kanunu'nun acilen Kabahatler Kanunu kapsamından çıkarılıp TCK'da yerini alması şart. Kendini insan zannedenler ancak o zaman akıllanacak gibi, ne dersiniz?

Alo 153 Hayvan Ambulansı Parasızlıktan Hizmet Dışı

Kalbimiz Sokakta Atıyor sloganıyla ünlü simalar ile afişleri süsleyen, yardım konserleriyle giderleri karşılanan Barınak Gönüllüleri Derneği'nin girişimi olan Alo 153 Hayvan Ambulansı maalesef 3 aydır giderlerini karşılayamadığı için hizmet veremiyor.

ntvmsnbc haberine göre dernek görevlisi Aslı Pelit diyor ki:

Ambulansla 1200'e yakın ihbara gittik... Ambulansla alınan sahipsiz hayvanların tedavilerini biz üstlenmek zorunda kaldık. Özel kliniklere götürdük hayvanları... Her gün ona yakın ihbar geliyordu. Sonuçta borcumuz milyarlara ulaştı... Şu anda yaklaşık 350 milyar lira borcumuz var... Artık ambulansı devam ettirecek gücümüz kalmadı... Üstelik de bu borcu nasıl ödeyebileceğimizi bile bilmiyoruz..."

Bu girişime siz de ufak da ols bir katkıda bulunmak isterseniz işte hesap numarası:

IBAN: TR790006400000110820653507
Is Bankasi Caddebostan Subesi (1082) Hesap No: 653507 Barinak Gonulluleri Dernegi

19 Eylül 2010 Pazar

Metro Badem's Pet Nakil Yeni Sezon Fiyatlarını Açıkladı

"Evlatlarını Kendilerinden Farklı Görmeyenlerin Seyahat Noktası" sloganıyla bu yılın başında açılışını yapan şehirlerarası pet nakil hizmeti Metro Badem's yeni sezon fiyat tarifesini açıkladı. Buna göre 2 Ekim 2010'dan itibaren:

Her Cumartesi İstanbul - Ankara.....08:00 / 150 TL + Kdv
Her Cumartesi Ankara - İstanbul.....18:00 / 150 TL + Kdv
Her Pazar İstanbul - İzmir.....07:00 / 175 TL + Kdv
Her Pazar İzmir - İstanbul.....21:00 / 175 TL + Kdv

İstanbul içi 7/24 pet taksi hizmeti veren Metro Badem's görme ya da fiziksel engelli hayvanların nakillerini %20 indirimli, barınaklardan sahiplenilen petlerin naklini ise %10 indirimli yapmakta.

Tüm iller için profesyonel nakil ve VIP rezervasyon imkanı sunan bu pet nakil firmasına ulaşmak isterseniz telefon numaraları 0538 917 21 82 - 0532 256 91 94

http://www.metrobadems.com/

17 Eylül 2010 Cuma

Alanya'lı Köpeklere Umumi Tuvalet


Alanya Belediyesi tarafından, köpeklerin tuvalet ihtiyaçlarını gidermesini sağlamak ve temizliklerini kolayca yapabilmeleri için ilçenin çeşitli bölgelerindeki yürüyüş yolları, park ve bahçelere hayvansal atık kovaları montajlandı. Ayrıca aynı yerlere sokaktaki tüm hayvanların faydalanabilmesi için su ve yem hazneleri de konuldu.

Alanya Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Nazmi Uyar, ilçede köpekler için su ve yem haznesi bulunan 10 umumi tuvalet oluşturduklarını belirterek, “Köpek tuvaletinde bulunan atık kovası hayvanseverlere kolaylık sağlarken, sokak hayvanlarının da susuz kalmaması sağlayacak” dedi.

İhtiyaca göre köpek tuvaleti sayısının çoğaltılabileceğini belirten Uyar, “İlk etapta ilçenin batı girişi yürüyüş yolu, Damlataş Abdurrahman Alaattinoğlu Parkı, Yüzüncü Yıl Parkı, İskele bölgesi yürüyüş yolu, Anılgan Parkı yürüyüş yolu ve Belediye Başkanları Parkı başta olmak üzere 10 noktaya kurduk” diye konuştu.
Köpek sahipleri ise bu uygulamadan son derece memnun olduklarını söyledi.

Kaynak: DHA

12 Eylül 2010 Pazar

Onlar İçin de Frene Basın!

Fazla söze gerek yok, bakınız Hayvanları Koruma Kanunu Madde 21:

"Bir hayvana çarpan ve ona zarar veren sürücü onu en yakın veteriner hekim ya da tedavi ünitesine götürmek veya götürülmesini sağlamak zorundadır"

Bu kanun maddesi ne kadar kısıtlayıcı gözükse de caydırıcılıktan uzak Kabahatler Kanunu kapsamında olduğu için istenilen sonuç her zaman elde edilemiyor yani kısacası sorunun çözümü kişinin vicdanıyla sınırlı kalıyor.

Dipnot: 5199 sayılı Kabahatler Kanunu'na göre bir hayvana eziyet ya da tecavüz eden bir kişi, kapalı ortamda sigara içme cezası alan bir kişiyle aynı cezaya tabi tutuluyor. Eğer bu kanun TCK kapsamına girerse, cezai yaptırımı çok daha ağır olacak. Uzun vadeli de olsa, bu caydırıcı yaptırımlar sayesinde daha sağlıklı nesiller yetişecek demektir.

Yaz Bitti Petlere Paydos (Mu) ?

Yaz mevsimi elini eteğini çekerken onbir ayın sultanının gelip çatmasıyla tatilciler evlerine geri dönüş yapmaya başladılar. Yazlık evler toplandı, kapatıldı ve maalesef yaz başında çocuklara "oynamaları" için alınan can'lar bir bir tatil beldelerinde sokağa atıldı. Terkedilen bu hayvancağızların akıbeti ne olacak diye sormak istemeyen ve "nasılsa bir yolunu bulur" diye avunan kişiler, lütfen bu yazıyı dikkatlice okuyunuz.

Evcil ya da sokak hayvanı olsun bir pet'e evinizi, bahçenizi açmak kolaydır. Asıl zor olan bunu sürdürebilmektir. Evinize alıp sonra da büyüdüğü için ya da kışlık evinize "yakışmayacağı" için sokağa bıraktığınızda unutmayın ki sizin arkanızdan ağlayacaktır, sizin geri döneceğiniz günü sokaklarda acı çekerek, yemek ve su arayarak sıcacık bir yuvanın özlemini çekerek bekleyecektir. O yüzden bir evcil hayvan almadan önce kendinize sorun: Acaba bu hayvana hayatı boyunca özenli bir şekilde bakabilecek, onun tedavilerini yaptırabilecek ve ona kaliteli bir hayat sunabilecek miyim? Eğer bu sorulardan yalnızca birinin cevabı hayır ise kendinize ve çocuklarınıza bir iyilik yapın ve onun yerine bir "pet shop"a değil de bir "toy store"a gidin. Bu, sokaktaki hayvanları kurtarmaz ama sizi vicdani bir yükün altına girmekten kurtarır.

Zaten tüm bu sorulara cevabınız evet dahi olsa bile her halükarda petshop'lardan "satın" almaktan değil, barınaklardaki cins hayvanları sahiplenmeyi tercih edin. Bir evcil hayvan evlat edinmek isterseniz, yaşam hakkının ciddi boyutta ihlal edildiği petshop ticaretinin döngüsüne girmeden www.barinak.gen.tr adresinden size en yakın barınakla bağlantıya geçebilir ya da Yaşam Hakkına Saygı (YHS) Platformu tarafından desteklenen www.sahipsizsiniz.com websitesinden ihtiyaç sahibi yuva arayan hayvanlara ulaşabilirsiniz.

'Kürke Hayır' Kampanyasına Alkış

Mağazalarda yeni sezon ürünler vitrinleri süslerken bunların arasında kuşkusuz kürklü mantolar, paltolar ve kürklü aksesuarlar göze çarpmakta. Satın almadan önce satıcıya sormanız gereken tek şey kürkün gerçek olup olmadığıdır.

Neden mi? Çünkü bir kürk mantonun yapımı için 60 tavşan, 40 kedi ya da 20 köpek hiç de insanca olmayan yöntemlerle acı çektirilerek, elektrik verilerek, dövülerek öldürülüyor. Peki ne için? Sizin belki de satın alabileceğiniz gayet pahalı tek bir manto için.

Bu gidişe bir dur diyenlerden Kürke Hayır Platformu, önde gelen reklam ajanslarından biri olan Art Grup ile el el vererek bu konuda bir farkındalık yaratmayı başardı. Hazırladıkları çarpıcı görseller ile kamuoyunun dikkatini çekmeyi başaran bu ikilinin yürüttüğü kampanya, Türkiye’de gerçekleştirilen ilk geniş kapsamlı çalışma olma özelliğini taşıyor. Ülkemizde özellikle kedi, köpek ve tavşanların mağdur edildiği bu kanlı ticareti engellemek adına bu hayvanların kullanıldığı üç afişte de herbir hayvanın üstünde etikete yazılmış "Yüzde 100 CANLI" ibaresi gözükmekte. Siz de bu kanlı ticarete ortak olmayın. Kürk giymeyin, giyenleri protesto, giydirenleri de boykot edin.

Ayrıntılı bilgi için www.kurkehayir.gen.tr adresinden bilgi alabilirsiniz.

Fethiye'den Güzel Haber

Fethiye'de yaşayan yerleşik yabancıların yoğun tepkisi ve Sağlık Bakanlığı yetkililerin yunuslardan aldıkları kan örneklerinin sonucunda "Dolphin Park" kapatıldı. Aslında gerekçe, rahatsızlanan yunuslarla, insanların yüzmesinin sakıncalı olmasıydı ancak yine de adalet yerini buldu diyebiliriz. Tutsak yunusların tedavileri yapıldıktan sonra çok yakında denize, yani ait oldukları yere bırakılacaklar.

Çankaya Belediyesi'ne Tebrik

Gönüllü kadrosuna yeni katıldığım Çankaya Belediyesi Evcil Hayvan Barınağı çalışanlarına ve gönüllülerine, hayvan sevgisini önde tutarak canla başla çalıştıkları için can-ı gönülden tebrik ediyorum. Belediye Başkanı Bülent Tanık'ın sokak hayvanlarını koruma hususunda verdiği sözleri yerine getirdiği, baştan yarattığı barınaktan anlaşılmakta. Tamı tamına 2600 köpeğin özenle bakıldığı bu barınakta ayrıca Çankaya bölgesindeki köpekler toplanıp, aşılanıp, kısırlaştırılıyor. Örnek bir kompleks niteliğindeki bu barınak şimdi daha fazla gönüllü ile daha çok yol almak niyetinde. Gönüllü olmak ve ayrıntılı bilgi almak için 0312 442 37 18 telefon numarasını arayabilirsiniz. Görsel tur için http://cankayasahipsizhayvanbarinagi.blogspot.com/adresini ziyaret edebilirsiniz.

Yunuslara Özgürlük İstiyoruz



İlk göze çarptığında eğlenceli bir aktivite gibi gözüken yunuslarla yüzmek fikrinin altında maalesef kirli bir ticaret mantığı yatmakta. Okyanuslardan, açık denizlerden alınıp daracık, sığ havuzlara konarak adeta insanların oyuncağı haline getirilen bu hayvanların doğal ortamlarının yerine UV ışınları altında klorlu suların içerisinde stres altında yaşamalarının sonucunda doğal olarak bu hassas hayvanların ölümüne zemin hazırlanıyor.

Geçtiğimiz Şubat ayında Antalya'da art arda 4 yunusun ölümüyle dikkatleri bir anda üstüne çeken "yunus gösteri ve terapi merkezleri", nam-ı diğer yunus tutsak havuzları "dolphinarium"lar için devlet kurumları alarma geçti. Akabinde bu tesislerin işletim standartları üzerine Türk Deniz Araştırmaları Vakfı ile ilgili devlet kurum temsilcileri ve dolphinarium işletmecilerinin bir araya geldiği bu toplantıda Türkiye'de terapi amaçlı kullanılan 40 yunus için Yunus Uzman sayılarının arttırılması ve işletilmekte olan 11 dolphinarium içinse standart bir yasal yönetmeliğin acilen oluşturulması gerektiğinin altı çizildi.

4 Temmuz Dünya Tutsak Yunuslar Günü

Yalnızca Türkiye'de değil tüm dünya çapında bu anlamda bir yasal boşluk var. Tüm dünyada her 4 Temmuz'da Dünya Tutsak Yunuslar Günü hatırlansa da bu gidişata bir dur demek şöyle dursun, gözünü para bürümüş işletmeler her geçen gün ekolojik dengeyi bozuyor ve yasal yaptırımlar bunun karşısında maalesef yetersiz kalıyor.

Belgesel dalında Oscar’a layık görülen Koy/The Cove filmi, yunus katliamının halen önüne geçilemediğinin apaçık göstergesi olarak ülkemizde tam da bu hazin günde vizyona girdi. Ekibini bir grup sinemacı, eylemci ve dalgıçlardan oluşturan; bir nevi casus belgeseli olarak adlandırılan bu yapım Japon balıkçıların yunus av partisini, cıva yönünden zengin yunus eti pazarını ve milyon dolarlık yunus eğlencesi endüstrisini bütün çıplaklığıyla izleyiciye aktarıyor.