21 Aralık 2010 Salı
300bin Civciv Buzda Ölüme Terk Edildi
19 Aralık 2010 Pazar
ODTÜ Vişnelik'teki 2 Aylık Bebekler
Bilgi için santral: 0 312 2867979
Vişnelik'te Yuva Arayan Bebeklerin Resmini Görmek İçin Buraya Tıklayınız
18 Aralık 2010 Cumartesi
WWF'den Sevdiklerinize %100 Doğal Hediyeler
Kırtasiyeden oyuncaklara t-shirt'lerden büro gereçlerine ve mug'lara kadar 10larca doğal ve/veya geri dönüşümlü maddelerden yapılan ürünler beğeninize sunuluyor. Bireysel satışıyla sevdiklerinizi, kurumsal satışıyla müşterilerilerinizi yılbaşında ve özel günlerinde sevindirebilirsiniz. Ürünleri görüntülemek ve online alıveriş yapmak için burayı tıklayınız.
Yılbaşı Hediyeniz Yedikule Barınağı'ndan...
Sipariş için olcay.meral@gmail.com . Ayrıntılı bilgi için buraya tıklayın.
17 Aralık 2010 Cuma
Tekirdağ Barınağı Yardımlarınızı Bekliyor
Kadıköy -Üsküdar : İpeksu hn. 0 505 721 44 10
Bostancı - Maltepe :Barış Bey 0 507 948 55 48
Ataşehir -Ümraniye :Buket Hanım 0 536 202 65 09
Levent -Ortaköy : Duygu Hanım 0 532 423 97 46
Eminönü - Fatih : Bade Hanım 0 533 341 26 25
Şişli - Beyoğlu : Bahar Hanım 0 541 859 64 90
Bakırköy -Avcılar : Yasemin Hn. 0 532 234 78 14
İkitelli -Küçükçekmece : Musa Bey 0 532 798 31 15
Beylikdüzü - Büyükçekmece:Burak By.0 532 206 26 81
Bu arada barınağın ihtiyaçlarına gelirsek:
Dectomax (uyuz ilacı)
Terramycin Sprey (mavi renkli yara spreyi)
Batticon (tentürdiyot)
Catosal (Vitamin)
Vitabiol (şurup vitamin)
Synulox (enjeksiyonluk süspansiyon / iğneli antibiyotik)
Antibiyotikli göz damlaları.
Madecassol Merhem
Her türlü antibiyotik (iğne yada şurup)
Dış parazitler ve iç parazitlerde etkili her türlü ilaç.
KURU MAMA
Yavru köpeklere uygun kuru ve yaş mama
Emzikli ama annesiz yavrular için anne sütü yerine geçebilecek mama
Yetişkin kedi ve köpek maması
Makarna,süt
Yataklara serilebilen hasta bezleri (kalkamayan ağır hasta köpeklerin ve kedilerin altına sermek için)
Su geçirmeyecek kutular ya da kulübeler
Kulübe yapımında kullanılabilecek her türlü malzeme palet , branda...
Temizlik ve sterilizasyon malzemeleri
Neden PetShop'larda Canlı Hayvan Satılmamalıdır?
HaySev'den Örnek Kermes
Çorbada tuzum olsun derseniz, 19 Aralık günü saat 11'de Ankaralı hayvanseverleri Domates Cafe'ye bekliyoruz. Hem yılbaşı alışverişinizi yapabilir hem de bir cana hayat vermiş olursunuz.
Yer: Domates Cafe, Çayyolu Meksika Caddesi Ankara Lofts Öğrenci Yurdu Altı (Gordion AVM karşısı), Ankara. Başlangıç saati: 11.00
3 Aralık 2010 Cuma
Beni terk Etme!
Hani Bizim Dilimiz Yok Konuşamıyoruz Derdimizi Anlatamıyoruz SADECE gözlerimize bakın ne dediğimizi anlarsınız !
Biz Oyuncak Marketlerde Satılan Kedi,Köpek Değiliz !
Biz GERÇEĞİZ ! BİZ CANLI'YIZ !
Bizleri TERK ETMEYİN
Sizler Çocuklarınızı Terk Edermisiniz ? Etmezsiniz Değilmi :(
Bizde Dünya Üzerindeki Canlılardanız
Hani İnsanlar Bir Birini Terk Ettiğinde Çocuklar Dışarıda Kaldığında
-Şaşıracak
-Susuz Kalacak
-Aç Kalacak
-Hastanalacak
-Üşüyecek
-Aldanacak
-Üzülecek
İşte Bizimde Bir Canlı Olduğumuzu UNUTMAYIN !
Aynı Durumlar Bizim İçin Geçerli!!
Öyle Kötü İnsanlar Var ki... Hani Çocuklarınız Hep Sizin Yanınızda Olduğu İçin Ailenizin Yanında Olduğu İçin..
Herkesi İyi Sanıp Dışarıda Gördüğü Herkesin Yanına Giderler Ya..
İşte Biz'de ÖYLEYİZ !
Herkesi İyi Sanıp Tüm İnsanların Yanına Gidiyoruz
Belki Su Belki Mama Belki Biraz Sevgi Vardır Diye Koşup Gidiyoruz
Gittiğimizde Kurduğumuz Hayaller Suya Düşüyor !!
Kimisi Kuyruğumuzu Kesiyor !
Kimisi Ayağımızı Kırıyor !
Kimisi Gözlerimizi Oyuyor
Kimisi İse Bizleri ÖL-DÜ-RÜ-YOR !
TerkEdilmek Tüm Canlılara Aynı Acıyı VERİR !
UNUTMAYIN !
www.haytap.org
www.dohayko.org
www.haytap.org
www.hayvanhaklariaktivistleri.org
LÜTFEN GÖNÜLLÜ KURULUŞLARIMIZA DESTEK OLUN...
''DÜNYADA KİMSE VARMI ?''
27 Kasım 2010 Cumartesi
Belediyeler Ormanlara Kedi-Köpek Atamayacak
MADDE 4- 4915 sayılı Kanunun;
a) 4 üncü maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Yaban hayatı alanlarına kedi, köpek gibi evcil hayvanlar bırakılamaz.” şeklindeki değişiklik Komisyonda ve Genel Kurulda kabul edildikten sonra kanunlaşacak ve belediyeler sokak hayvanlarını ormanlarda, dağlarda ölüme terk edemeyecekler.
Darısı güçten düşmüş yük hayvanlarının başına...
Manisa'da Deney Hayvanı Üretim Laboratuarı Açıldı
Öte yandan bir hayvan hakları koruma grubundan yapılan bir bilgilendirmeye göre Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde şimdiye kadar 5000 sokak köpeği denek olarak kullanılmış ve ölüme terkedilmiş. Yapılan bilgilendirmeye göre elelir ve ayaklarından asılan köpeklerin ciğerleri delindikten sonra can çekişirken pankreasların çıkarılıp ihtiyaç duyulan enzimler çıkarılmış ve maalesef buna seyirci kalan bir grup profesör kapıda bu enzimi almak için de sırada bekliyorlarmış. Henüz doğruluğu teyitlenmemiş bir hikaye olabilir ama maalesef bu şimdiye kadar duyulmamış bir senaryo değil.
Tıbbın gerekliliğini anlamayı istemekle beraber neden halen dünya çapındaki tıbbi araştırmalarda ve hatta NASA gibi ileri teknoloji bir kurumun dahi denek hayvanlarına ihtiyaç duymasını anlıyamıyorum. Bir hayvanın acı çekmesine yönelik yapılan tüm hareketleri kınıyorum -- ister kansere çare bulunsun isterse dünyayı bir salgın tehdidinden kurtarsın.
Taiji'de Yunus Katliamı Sürüyor
Sea Shepherd Supporters Türkiye/Facebook Sayfası'nın iletisidir....
"Yunus katilleri bugün koya sürükledikleri dört yunusu öldürdü…Yunusların karşı koyma çabaları yetmedi. Kuyruklarından zincirlenerek tekneye asılan yunuslar büyük olasılıkla boğularak öldü. Bu katiller Japon halkının utancıdır. Taiji yunus katilleri burada bizim varlığımız nedeni ile her zamankinden çok daha sinirliler. Güvenlik güçleri de işe müdahele ettiğimiz için üzerimizdeki baskıyı arttırıyor. Mikrofonla gizlice kaydettiğimiz yakalanan yunusların seslerini sitede dinleyebilirsiniz. Japon konsoloslukları üzerinde baskıyı arttırın. Bize destek olun….Edirne'nin Kurtuluşu Töreninde Yaban Hayvan Katliamı
0284 213 91 84 - 0284 213 04 88 (Edirne Valiliği- Vali Yardımcısı)
9 Kasım 2010 Salı
Felçli Hayvanlara Ücretsiz Yürüteç
Bu girişimlerinden ötürü hem 2 Pati Yardım Grubu'na hem de Hayvansever Gazetesi'ni tebrik ediyorum.
2 Pati Facebook Grup: http://www.facebook.com/group.php?gid=114138238634650
2 Pati tel: 0541 324 29 99 Göksel bey
Mahkum Köpekler 18 Aydır Hücrede
Erzurum'da geçen yıl zorla fuhuş yaptırıldığı ihbar edilen bir eve operasyon düzenleyen 50 polis, 12 köpeğin saldırısına uğradı.
Desteğe gelen özel tim de eve giremeyince, köpekler uyuşturucu iğneyle etkisiz hale getirildi. Operasyonda zorla fuhuş yaptırılan bir kadın kurtarıldı, 2 kişi de tutuklandı.
Savcı, yapılan incelemeyle köpeklerin polislere neden saldırdığını tespit etti.
Köpekler, kapalı bir yerde polis üniformalı kişiler tarafından bir yıl boyunca dövülmüş, bu yüzden üniformalı kişilere karşı saldırgan hale gelmişlerdi.
Savcı, köpeklerin dava sonuna kadar hayvan barınağında gözetim altında tutulmasına karar verdi.
Barınağa götürülen köpekler ayrı ayrı hücre benzeri kafeslere kapatıldı.
Operasyonda tutuklanan 2 kişi, 3 ay sonra tahliye edildi, ancak köpekler 18 aydır açık havaya bile çıkarılmadan hapis hayatı yaşıyor.
Barınak veterineri İkram Coşar, "Savcılık bizim üzerimize zimmetlemiş, tutuklu oldukları için bunu kısırlaştırma gibi müdahale edemiyoruz" dedi. Köpeklerin akıbeti dava sonucunda belli olacak. Kaynak: ntvmsnbc http://www.ntvmsnbc.com/id/25148831/
Gölbaşı Barınağı İkilemi
http://www.facebook.com/album.php?aid=2097804&id=1489872866&fbid=1700705846044
2 Kasım 2010 Salı
Gölbaşı Barınağı'nda Neler Oluyor?
26 Ekim 2010 Salı
Avşa Adası'na Yardım Edin
23 Ekim 2010 Cumartesi
Zor Durumda Kalan Hayvanlara Yardım İçin...
22 Ekim 2010 Cuma
TBMM'de Hayvanlara Şiddet TCK'ya Alınması İstendi
12 Ekim 2010 Salı
Uyuyan Hasta Kediyi Döverek Öldürmek "Kabahat"miş
6 Ekim 2010 Çarşamba
Diyarbakır'daki Afiş
4 Ekim 2010 Pazartesi
Hayvanları KoruMA! Günü?!?
2 Ekim 2010 Cumartesi
Migros ve Real'de Evcil Hayvan Ürünlerinde Yüzde 50 İndirim!
Sadece evcil hayvanlarınız için değil, barınaklardaki hayvanlar için de bağış yapmak isterseniz Migros'larda Danışma ve Müşteri Hizmetleri'ne sorarak ya da Migros Sanal Marketi http://www.kangurum.com.tr/ adresinden bilgi alarak listede bulunan barınaklara mama bağışında bulunabilirsiniz. http://www.kangurum.com.tr/kangurum3-web/donationsAnimal.do
Havada, Karada, Suda... Katil Aramızda
Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Bitlis, Bandırma, Bursa (Yenişehir), Çanakkale, Dalyan, Giresun, Kocaeli, Konya, Lüleburgaz, Muğla (Ortaca), Seferihisar (İzmir) ve Yunanistan (Atina)'da yapılacak olan etkinliklerin yer ve saatlerini öğrenmek için linke tıklayınız.http://haytap.org/index.php/201009182879/etkinlikler/3-ekim-etkinlik-merkezleri
30 Eylül 2010 Perşembe
Barınaktakiler Bu Kışı Soğuk Betonda Geçirmesinler
"Bir adamın çöpü diğerinin hazinesidir" sözünden yola çıkarak facebook'ta grup oluşturan hayvanseverlere http://www.facebook.com/album.php?aid=35177&id=100000328137835 adresinden ulaşabilir ya da size en yakın barınağın iletişim bilgilerine www.barinak.gen.tr adresinden ulaşarak barınak hayvanlarının soğuk betonda kışı geçirmemelerini sağlayabilirsiniz.
28 Eylül 2010 Salı
Bir Yük Hayvanının Güncesi
Bir eşşek ya da bir at olduğunuzu hayal edin. Hergün saatlerce yük çektiğinizi düşünün. Kimse size sormaz iyi misin diye. Kamçılanırsın hatta sopa yersin, dayak gündelik birşey olur. Neden? Yorulmuşsundur, dinlenmek istersin sadece. Ayağınız kırılır ağır yükten. Peki sahibiniz olacak köle tüccarı ne yapar? Yaraları sarmak yerine seni ölüme gönderir. Havalar iyiyken, yükü çekerken iyisindir. Kışın bir bakarsın işin biter, bitmelidir de ne de olsa sana bütün kış yem verecek değil ya! Ve kendini dağda, ormanda bulursun bir anda. Terk edilmişsindir. Vahşi hayvanlarla kalmışsındır bir başına. Sonunda yem olursun onlara. Zaten onlara yem olmasan bile sahibin olacak iki ayaklı mendebur seni öldürecektir ya aşırı yükten ya da sakat kaldığın için. Bugün şahit olduğum birkaç fotoğraf beni kendime getirdi adeta. Yük hayvanları sorunu belki de yüzyıllardır var memleketimizde. Sadece bizde değil başka ülkelerin de bu konuda duyarsızlığı olsa da bu konuyla ilgili demek istediğim tek bir söz var -- Eğer bu ülkenin Gelişmiş Ülke statüsüne yerleşmesini istiyorsak, yalnızca insanlarına değil, hayvanlarına da sahip çıkan duyarlı ülke olmak için canla başla çalışmalıyız. Umarım ömrüm vefa eder de bu yukarda bahsettiğim manzaraları kökünden kazıyabilirim ya da kazındığını görebilirim. Yoksa gözlerim açık gider...
5199 Hayvan Hakları Yasası Kabahatler Kanunu'ndan çıkıp TCK kapsamına bir an önce girmesi gerekmektedir. İşte ancak o zaman bu gibi trajediler sadece geçmişte kalır, biz de geçmişinden ders almasını bilen öncü bir millet olarak tarihe geçeriz belki...
Bir Çocuğun Bir Kediyle Ne Alıp Veremediği Vardır Ki?

Nasıl olur da bir "insan" evladı başka bir canlının bacağını sırf canı öyle istediği için koparabilir? Bu nasıl bir dehşetengiz bir ruh halidir?
Facebook'ta mozaiklenmemiş bir fotoğraf gördüm bugün. İçim kalktı. Zavallı hayvanın yüzündeki acı ifadesi donmuş kalmıştı. O korkunç pozu burda paylaşmıyorum, paylaşmaya yüreğim elvermiyor. İşin ilginç tarafı, aydınlığı ve hayvanseverliğiyle bilinen İzmir'de oluyor bu olay. Hem de bir çocuk bu vahşetin sorumlusu.
Bir arpa boyu yol alamadık maalesef. Yıllar geçiyor, bu ülkede tarih sadece tekerrürden ibaret oluyor. Bir bakıyorsunuz, 20 sene önce yaşanan ama bu kadar afişe olmamış olaylar yaşanmaya devam ediyor. Teknoloji ne kadar gelişse de, yeni jenerasyonlar yetişse de, duyarlılık sıfır -- kafa aynı olduktan sonra değişen birşey olmuyor.
5199 saılı Hayvan Hakları Kanunu'nun acilen Kabahatler Kanunu kapsamından çıkarılıp TCK'da yerini alması şart. Kendini insan zannedenler ancak o zaman akıllanacak gibi, ne dersiniz?
Alo 153 Hayvan Ambulansı Parasızlıktan Hizmet Dışı
ntvmsnbc haberine göre dernek görevlisi Aslı Pelit diyor ki:
Ambulansla 1200'e yakın ihbara gittik... Ambulansla alınan sahipsiz hayvanların tedavilerini biz üstlenmek zorunda kaldık. Özel kliniklere götürdük hayvanları... Her gün ona yakın ihbar geliyordu. Sonuçta borcumuz milyarlara ulaştı... Şu anda yaklaşık 350 milyar lira borcumuz var... Artık ambulansı devam ettirecek gücümüz kalmadı... Üstelik de bu borcu nasıl ödeyebileceğimizi bile bilmiyoruz..."
Bu girişime siz de ufak da ols bir katkıda bulunmak isterseniz işte hesap numarası:
IBAN: TR790006400000110820653507
Is Bankasi Caddebostan Subesi (1082) Hesap No: 653507 Barinak Gonulluleri Dernegi
19 Eylül 2010 Pazar
Metro Badem's Pet Nakil Yeni Sezon Fiyatlarını Açıkladı
"Evlatlarını Kendilerinden Farklı Görmeyenlerin Seyahat Noktası" sloganıyla bu yılın başında açılışını yapan şehirlerarası pet nakil hizmeti Metro Badem's yeni sezon fiyat tarifesini açıkladı. Buna göre 2 Ekim 2010'dan itibaren:Her Cumartesi İstanbul - Ankara.....08:00 / 150 TL + Kdv
Her Cumartesi Ankara - İstanbul.....18:00 / 150 TL + Kdv
Her Pazar İstanbul - İzmir.....07:00 / 175 TL + Kdv
Her Pazar İzmir - İstanbul.....21:00 / 175 TL + Kdv
İstanbul içi 7/24 pet taksi hizmeti veren Metro Badem's görme ya da fiziksel engelli hayvanların nakillerini %20 indirimli, barınaklardan sahiplenilen petlerin naklini ise %10 indirimli yapmakta.
Tüm iller için profesyonel nakil ve VIP rezervasyon imkanı sunan bu pet nakil firmasına ulaşmak isterseniz telefon numaraları 0538 917 21 82 - 0532 256 91 94
http://www.metrobadems.com/
17 Eylül 2010 Cuma
Alanya'lı Köpeklere Umumi Tuvalet
Alanya Belediyesi tarafından, köpeklerin tuvalet ihtiyaçlarını gidermesini sağlamak ve temizliklerini kolayca yapabilmeleri için ilçenin çeşitli bölgelerindeki yürüyüş yolları, park ve bahçelere hayvansal atık kovaları montajlandı. Ayrıca aynı yerlere sokaktaki tüm hayvanların faydalanabilmesi için su ve yem hazneleri de konuldu.
Alanya Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Nazmi Uyar, ilçede köpekler için su ve yem haznesi bulunan 10 umumi tuvalet oluşturduklarını belirterek, “Köpek tuvaletinde bulunan atık kovası hayvanseverlere kolaylık sağlarken, sokak hayvanlarının da susuz kalmaması sağlayacak” dedi.
İhtiyaca göre köpek tuvaleti sayısının çoğaltılabileceğini belirten Uyar, “İlk etapta ilçenin batı girişi yürüyüş yolu, Damlataş Abdurrahman Alaattinoğlu Parkı, Yüzüncü Yıl Parkı, İskele bölgesi yürüyüş yolu, Anılgan Parkı yürüyüş yolu ve Belediye Başkanları Parkı başta olmak üzere 10 noktaya kurduk” diye konuştu.
Köpek sahipleri ise bu uygulamadan son derece memnun olduklarını söyledi.
Kaynak: DHA
12 Eylül 2010 Pazar
Onlar İçin de Frene Basın!
Fazla söze gerek yok, bakınız Hayvanları Koruma Kanunu Madde 21:"Bir hayvana çarpan ve ona zarar veren sürücü onu en yakın veteriner hekim ya da tedavi ünitesine götürmek veya götürülmesini sağlamak zorundadır"
Bu kanun maddesi ne kadar kısıtlayıcı gözükse de caydırıcılıktan uzak Kabahatler Kanunu kapsamında olduğu için istenilen sonuç her zaman elde edilemiyor yani kısacası sorunun çözümü kişinin vicdanıyla sınırlı kalıyor.
Dipnot: 5199 sayılı Kabahatler Kanunu'na göre bir hayvana eziyet ya da tecavüz eden bir kişi, kapalı ortamda sigara içme cezası alan bir kişiyle aynı cezaya tabi tutuluyor. Eğer bu kanun TCK kapsamına girerse, cezai yaptırımı çok daha ağır olacak. Uzun vadeli de olsa, bu caydırıcı yaptırımlar sayesinde daha sağlıklı nesiller yetişecek demektir.
Yaz Bitti Petlere Paydos (Mu) ?
Yaz mevsimi elini eteğini çekerken onbir ayın sultanının gelip çatmasıyla tatilciler evlerine geri dönüş yapmaya başladılar. Yazlık evler toplandı, kapatıldı ve maalesef yaz başında çocuklara "oynamaları" için alınan can'lar bir bir tatil beldelerinde sokağa atıldı. Terkedilen bu hayvancağızların akıbeti ne olacak diye sormak istemeyen ve "nasılsa bir yolunu bulur" diye avunan kişiler, lütfen bu yazıyı dikkatlice okuyunuz. Evcil ya da sokak hayvanı olsun bir pet'e evinizi, bahçenizi açmak kolaydır. Asıl zor olan bunu sürdürebilmektir. Evinize alıp sonra da büyüdüğü için ya da kışlık evinize "yakışmayacağı" için sokağa bıraktığınızda unutmayın ki sizin arkanızdan ağlayacaktır, sizin geri döneceğiniz günü sokaklarda acı çekerek, yemek ve su arayarak sıcacık bir yuvanın özlemini çekerek bekleyecektir. O yüzden bir evcil hayvan almadan önce kendinize sorun: Acaba bu hayvana hayatı boyunca özenli bir şekilde bakabilecek, onun tedavilerini yaptırabilecek ve ona kaliteli bir hayat sunabilecek miyim? Eğer bu sorulardan yalnızca birinin cevabı hayır ise kendinize ve çocuklarınıza bir iyilik yapın ve onun yerine bir "pet shop"a değil de bir "toy store"a gidin. Bu, sokaktaki hayvanları kurtarmaz ama sizi vicdani bir yükün altına girmekten kurtarır.
Zaten tüm bu sorulara cevabınız evet dahi olsa bile her halükarda petshop'lardan "satın" almaktan değil, barınaklardaki cins hayvanları sahiplenmeyi tercih edin. Bir evcil hayvan evlat edinmek isterseniz, yaşam hakkının ciddi boyutta ihlal edildiği petshop ticaretinin döngüsüne girmeden www.barinak.gen.tr adresinden size en yakın barınakla bağlantıya geçebilir ya da Yaşam Hakkına Saygı (YHS) Platformu tarafından desteklenen www.sahipsizsiniz.com websitesinden ihtiyaç sahibi yuva arayan hayvanlara ulaşabilirsiniz.
'Kürke Hayır' Kampanyasına Alkış
Mağazalarda yeni sezon ürünler vitrinleri süslerken bunların arasında kuşkusuz kürklü mantolar, paltolar ve kürklü aksesuarlar göze çarpmakta. Satın almadan önce satıcıya sormanız gereken tek şey kürkün gerçek olup olmadığıdır. Neden mi? Çünkü bir kürk mantonun yapımı için 60 tavşan, 40 kedi ya da 20 köpek hiç de insanca olmayan yöntemlerle acı çektirilerek, elektrik verilerek, dövülerek öldürülüyor. Peki ne için? Sizin belki de satın alabileceğiniz gayet pahalı tek bir manto için.
Bu gidişe bir dur diyenlerden Kürke Hayır Platformu, önde gelen reklam ajanslarından biri olan Art Grup ile el el vererek bu konuda bir farkındalık yaratmayı başardı. Hazırladıkları çarpıcı görseller ile kamuoyunun dikkatini çekmeyi başaran bu ikilinin yürüttüğü kampanya, Türkiye’de gerçekleştirilen ilk geniş kapsamlı çalışma olma özelliğini taşıyor. Ülkemizde özellikle kedi, köpek ve tavşanların mağdur edildiği bu kanlı ticareti engellemek adına bu hayvanların kullanıldığı üç afişte de herbir hayvanın üstünde etikete yazılmış "Yüzde 100 CANLI" ibaresi gözükmekte. Siz de bu kanlı ticarete ortak olmayın. Kürk giymeyin, giyenleri protesto, giydirenleri de boykot edin.
Ayrıntılı bilgi için www.kurkehayir.gen.tr adresinden bilgi alabilirsiniz.
Fethiye'den Güzel Haber
Çankaya Belediyesi'ne Tebrik
Gönüllü kadrosuna yeni katıldığım Çankaya Belediyesi Evcil Hayvan Barınağı çalışanlarına ve gönüllülerine, hayvan sevgisini önde tutarak canla başla çalıştıkları için can-ı gönülden tebrik ediyorum. Belediye Başkanı Bülent Tanık'ın sokak hayvanlarını koruma hususunda verdiği sözleri yerine getirdiği, baştan yarattığı barınaktan anlaşılmakta. Tamı tamına 2600 köpeğin özenle bakıldığı bu barınakta ayrıca Çankaya bölgesindeki köpekler toplanıp, aşılanıp, kısırlaştırılıyor. Örnek bir kompleks niteliğindeki bu barınak şimdi daha fazla gönüllü ile daha çok yol almak niyetinde. Gönüllü olmak ve ayrıntılı bilgi almak için 0312 442 37 18 telefon numarasını arayabilirsiniz. Görsel tur için http://cankayasahipsizhayvanbarinagi.blogspot.com/adresini ziyaret edebilirsiniz.
Yunuslara Özgürlük İstiyoruz

İlk göze çarptığında eğlenceli bir aktivite gibi gözüken yunuslarla yüzmek fikrinin altında maalesef kirli bir ticaret mantığı yatmakta. Okyanuslardan, açık denizlerden alınıp daracık, sığ havuzlara konarak adeta insanların oyuncağı haline getirilen bu hayvanların doğal ortamlarının yerine UV ışınları altında klorlu suların içerisinde stres altında yaşamalarının sonucunda doğal olarak bu hassas hayvanların ölümüne zemin hazırlanıyor.
Geçtiğimiz Şubat ayında Antalya'da art arda 4 yunusun ölümüyle dikkatleri bir anda üstüne çeken "yunus gösteri ve terapi merkezleri", nam-ı diğer yunus tutsak havuzları "dolphinarium"lar için devlet kurumları alarma geçti. Akabinde bu tesislerin işletim standartları üzerine Türk Deniz Araştırmaları Vakfı ile ilgili devlet kurum temsilcileri ve dolphinarium işletmecilerinin bir araya geldiği bu toplantıda Türkiye'de terapi amaçlı kullanılan 40 yunus için Yunus Uzman sayılarının arttırılması ve işletilmekte olan 11 dolphinarium içinse standart bir yasal yönetmeliğin acilen oluşturulması gerektiğinin altı çizildi.
4 Temmuz Dünya Tutsak Yunuslar Günü
Yalnızca Türkiye'de değil tüm dünya çapında bu anlamda bir yasal boşluk var. Tüm dünyada her 4 Temmuz'da Dünya Tutsak Yunuslar Günü hatırlansa da bu gidişata bir dur demek şöyle dursun, gözünü para bürümüş işletmeler her geçen gün ekolojik dengeyi bozuyor ve yasal yaptırımlar bunun karşısında maalesef yetersiz kalıyor.
Belgesel dalında Oscar’a layık görülen Koy/The Cove filmi, yunus katliamının halen önüne geçilemediğinin apaçık göstergesi olarak ülkemizde tam da bu hazin günde vizyona girdi. Ekibini bir grup sinemacı, eylemci ve dalgıçlardan oluşturan; bir nevi casus belgeseli olarak adlandırılan bu yapım Japon balıkçıların yunus av partisini, cıva yönünden zengin yunus eti pazarını ve milyon dolarlık yunus eğlencesi endüstrisini bütün çıplaklığıyla izleyiciye aktarıyor.
16 Ağustos 2010 Pazartesi
Tuna Arman 50 Günlük Oturma Eylemine Başladı

Hayvanseverler aşinadır 5199 sayılı kanuna. Bu Kabahatler Kanunu'dur ve maalesef hayvan dostlarımızın aleyhine işlemektedir. Bugün bir insan müsveddesinin ahırdaki eşşeğine tecavüz etmesi, ya da bahçede zincirlediği köpeğinin kulağını kafasına estiği için kesmesi, arabasıyla hızla giderken sokaktaki kediyi ezmesi Türk kanunlarına göre yalnızca "kabahat" olarak algılanıyor. Halbuki bu tarz insanımsı kişilerin hak ettiği cezayı alması için Kabahatler Kanunu'nun bir an önce TCK kapsamına girmesi gerekiyor.
Tiyatrocu Tuna Arman, 5199 Sayılı Hayvan Hakları Kanunun Değişmesi ve Türk Ceza Kanununda yer alması için tam 50 günlük bir oturma eylemine başladı. 15 Ağustos 2010 Pazar günü başlayan eylem her gün 15:00 - 18:00 saatleri arasında Taksim'de Galatasaray Lisesi'nin önünde yapılacak. Tabii ki hayvansever dostların da katılımı ile.
Arman'ın facebook'taki profilinden yazdığına göre isteyenler kendi illerinde http://www.dostlarimizicin.com/ adresinden imza kampanyasına katılabilirler.
Dostlarımız İçin websitesinden Tuna Arman'ın mesajıdır: "Her gün okuduğum haberler,gördüğüm resimler içimi acıtıyor ve hiç birşey yapamamak beni çok üzüyordu bu dünyaya gelmiş hayvanların yaşadığı zulüm,eziyet,şiddet,tecavüz NEDEN NEDEN NEDEN onları görmezden gelerek yaşayan insanlar onları kurtarmak için ugraşan bir avuç insan herkes hayvanları sevmek zorunda değilama kimse zarar verme hakkına sahip değil hepimiz kadar bu dünyada yaşamaya hakları var bütün dinler KORU VE SEV diyor YARADILANI SEVERİM YARADANDAN DOLAYI heleki bizlere muhtaç olan sessiz canları korumak insanlıgın görevi sesleri olmak istedim,hayvan seven sevmeyen herkese anlatmak istedim katıldıgım televizyon programlarında anlattım,çevreme anlattım ve çok büyük kitlelere anlatmak istedim onlara yapılan şiddetin bir sonraki aşaması ÇOCUKLAR içinde vicdan duygusu olamayan herkese herşeyi yapabilir AMA YASADA CAYDIRICI MADDELER OLURSA ÇOK ŞEY DEĞİŞECEKTİR
gözleri oyulan kediler,tecavüz edilen köpekler,zehirlenip öldürülen hayvanlar,ormana ölsünler diye bırakılan sokak hayvanları onlar yasalarımıza göre CANSIZ EŞYA OLARAK GÖRÜNÜYOR AMA ONLARIN CANI VAR VE O CANLARI KORUMAKTA BİZLERE DÜŞÜYOR İNSANLARA."
3 Ağustos 2010 Salı
Suuu!
Suadiye Sahili'nde Yunuslar İçin Gösteri

1 Ağustos günü Suadiye Sahili tutsak yunusların özgürlüğüne kavuşturulması için hayvanseverlerin protesto gösterisine sahne oldu. Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) başta olmak üzere Sualtı Gazetesi, Doğa Derneği, Buğday Derneği, Greenpeace, Doğal Hayatı Koruma Derneği (WWF), İstanbul Dalış Merkezleri Derneği, Pedal Sesi Bisiklet Topluluğu, Motosiklet Kulüpleri, Yelken Kulüpleri ve TCWSAT Radyo Amatörleri’nin katıldığı bu etkinlikte “Havuzlardan Okyanuslara Yunuslara Özgürlük” dendi. TCSWAT’ın bağlantıya geçtiği yüzlerce dünya radyo amatöründen de destek mesajları yağdı. Sualtında basın açıklaması yapan dalgıçlar, sonrasında “Onların Yeri Burası” yazılı pankart açtılar. Ünlü simaların yanı sıra çok sayıda hayvansever bu gösteriye katılarak, aslında komün halde onyıllarca açık denizlerde yaşayabilen yunusların özgürlüklerine kavuşturulması gerektiğinin altını çizdiler.
25 Temmuz 2010 Pazar
Yunuslara Özgürlük - The Cove / Koy
.jpg)
Şubat ayında Antalya'da 4 yunusun ölümüyle tüm hayvanseverler ayağa kalkmıştı hatırlarsanız. Sözüm ona Yunus Terapi Merkezi adıyla anılan bir diğer adıyla Dolphinarium olan yunus tutsak merkezleri yasal birtakım eksikliklerle yönetildikleri için maalesef ilerdeki günlerde bunun gibi daha çok habere şahit olacağız gibi gözüküyor . Yalnızca ülkemizde değil tüm dünyada yunus vahşeti sürerken ve uluslararası platformlarda konu tartışılırken, ekibini bir grup sinemacı, aktivist ve dalgıçlarla kuran The Cove / Koy belgeseli casus edasıyla bir takip hikayesi yarattı. Oscar'a layık görülmüş bu yapımda yunusların milyon dolarlık eğlence endüstrisine peşkeş çekilmesinin yanı sıra cıva bakımından zengin yunus eti ve Japon balıkçıların av partisi olarak ekranlara yansıması tüm dünyayı adeta ayağa kaldırdı. Bu yıl 4 Temmuz Dünya Tutsak Yunuslar Günü'nde ülkemizde de gösterime giren bu çarpıcı yapımı izlemenizi öneririm. Kaybettiğimiz şeyler arasında sadece dünyanın ekolojik dengesi değil aynı zamanda insanlığın haysiyeti de söz konusu olduğunu gözler önüne seriyor.
1 Temmuz 2010 Perşembe
Pitbull Yasağı ve Ardındaki Polemik

Geçenlerde okuduğumuz üzücü bir haberde, belli ki ehil olmayan kişiler tarafından yanlış eğitim verilen hayvancağızın saldırısının sonucunda tüm pitbull ırkı kökünden kazınmak üzere. Pitbull'ların saldırgan bir yapıya sahip olduklarını bilmeyen yoktur. Ancak bunun suçu hayvanda değil onu ne tür ortamlarda yetiştirdiği belli olmayan insanlarda aramak lazım.
Bakınız Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu 1-2 gün önce nasıl bir açıklama yapmış: "Çocukları parçalıyor, insanları ısırıyorlar; hatta mafya türü insanlar bu köpekleri kullanarak insanları tehdit edebiliyorlar. Biz hayvanların, sağlıklı ortamlarda yaşamasını destekliyoruz ve hayvan haklarına saygılıyız. Bu nedenle bir çok şehirde hayvan barınakları yaptık. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak bu çalışmada ilk etapta Türkiye’deki sayılarının belirlenmesini gerekiyor. Bir tespit yaptıktan sonra gerekli çalışmaları yapacağız."
Bakanın bu sözlerinin ardından aslında diğer ülkelerin de benzer bir yasağı uyguladıklarını açıklaması ne derece rahatlatma yaşattı bilinmez.
Buna karşılık Haytap Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ahmet Kemal Şenpolat'ın Habertürk gazetesine yaptığı açıklamaya göre pitbull'lar değil onları sahiplenen bilinçsiz hayvanseverler, daha doğrusu kendi terimiyle "hayvanseçerler." Şenpolat: "Biz Çevre Bakanlığı’ndan sorunun kökeniyle ilgilenmesini, bu çeşit havyan ticaretinin önlenebilmesi için yasanın bir an önce kabahatler kanunundan çıkarılıp, ceza kanunları kapsamına alınmasını ve bunun için bir çaba harcanmasını beklerdik. Pitbullar’ın insanlara saldırdıklarında dişleriyle bir ton basınç uyguladıkları, laboratuarlarda yetiştirildikleri veya bu hayvanların silah gibi kullanılabileceği yolundaki şehir efsaneleri insanlarda bu hayvanlara olan rağbeti malesef arttırmaktadır. Burada hayvanların suçu yok, yetiştirenlerin sorumluluğu var ve yasalar eksik."
Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlarda ise konuyla ilgili süregelen iddia ise bu yasaklamayı destekleyen kurum ve kuruluşlar arasında Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP)'ın da imzası olması. Federasyondan henüz bir resmi açıklama gelmedi.
Siyasette de olduğu gibi maalesef sosyal konularda da polemikler elimizi kolumuzu bağlamakta. Anlamsız tartışmalara dolanmak yerine, sorunun kökenine tez zamanda inip durumu idare etmek yerine esaslı bir sonuca ulaşmak gerekmektedir. Eğer bu yasak uygulanılmaya başlanırsa korkarım yarın öbür gün komşunun çocuğuna diş gösteren golden retriever'ınız da topun ağzında demektir.
8 Haziran 2010 Salı
Yılın Empati Videosu - DOG

Hayvan Hakları Federasyonu'nun tanıtım filmi olarak hazırladığı bu video insanoğlu'nun kendisini bir saniye için bile olsa sokaktaki hayvanların yerine koymasını nöğütleyen ve bunu çarpıcı bir biçimde gösteren kısa bir video. İzlemek için link'e tıklayınızhttp://lenner.tv/index.php?option=com_jomtube&view=video&id=99
Her Gün Bir Kap Su

Ne mutlu ki havalar her geçen gün ısınmaya başladı ve kışın zorlu koşullarını atlatan sokak hayvanları güneşin tadını çıkarmaya başladı bile. Ancak havalar daha da ısındıkça onların yaşam haklarını bu sefer de kuraklık tehdit ediyor. Sokak hayvanları açlıkla mücadele edebilirler ancak maalesef susuzluğu her canlı gibi, bünyeleri kaldırmaz. Bu yaz gelin bir değişiklik yapın, her gün kapınızın önüne bir kap su koyun. Bu sizin için basit ancak onlar içinse hayati bir adımdır.
ALO 153 ve karşınızda Hayvan Nakil Ambulansı!

Hayvansever dernekleri içinde medya ve reklamcılık sektörünü en faydalı biçimde kullanmayı başaranlardan biri kuşkusuz Barınak Gönüllüleri ve Hayvanlara Yaşam Hakkı Derneği (BGD). Geçtiğimiz yıllarda reklam kampanyasında birçok ünlüden destek alarak “Kalbimiz Sokakta Atıyor” sloganıyla toplumu bilinçlendirme projesini hayata geçirirken, Türkiye'de bir ilke imza atarak Hayvan Nakil Ambulansı hizmetini de devreye soktu. Sokak hayvanlarının maruz kaldığı birçok kötü duruma Alo 153'le hızır gibi yetişen bu ambulans şimdilik sadece İstanbul'da hizmet veriyor. Eğer bu hizmete katkıda bulunmak isterseniz hesap numarası:
IBAN: TR790006400000110820653507
Is Bankasi Caddebostan Subesi (1082) Hesap No: 653507
Barinak Gonulluleri Dernegi
Pet Shop'ların Gerçek Dünyası

Pet Shop'lar ne kadar da masum ve hatta eğlenceli gözüküyor öyle değil mi? Yavru cins köpekler, kediler, hatta kuşlar, kaplumbağalar ne de tatlılar değil mi? Ama gerçek göründüğü kadar tatlı değil. Hayvan satışı yapan pet shop'ların ışıltılı dünyasında karanlık işlerin döndüğünü bilmek bile gece insanın uykularını kaçırmaya yetiyor.
Bir metrekareden küçük üst üste konmuş kafeslerin içinde yaşamlarını günışığı yerine spot ışıkları altında sürdürmeye çalışan yavru ev hayvanlarının pek de sevimli olmayan bu durumu maalesef günlük yaşamımızın alışıldık bir parçası haline geldi. Sevdiklerine hediye niyetine evcil hayvan almayı hak gören biz insanlar yüzünden kurulan bu ticari tezgah, herhangi bir etik kurala bağlı olmadığı için de her geçen gün hayvan dostlarımızın aleyhine işliyor. Arz talep döngüsü içinde sıkışan bu masum canlıların pet shop vitrinlerini süslemeleri için ne denli uzun ve sancılı bir sürece maruz kaldığını biliyor musunuz?
Çiftleşmeleri için zorla “çiftlik” denen mezbeleliklerde alıkonan hayvanların zor koşullar altında yaptıkları doğumun ardından yavrular yalnızca kısa bir süre anneyle kalıyor ve sonra “ölümüne” yolculukları başlıyor. Bavullar hatta çuvallar içinde; gümrük engeline takılmamak için yasal olmayan yollardan ülkeye sokulan yüzlerce hayvanın birçoğu yolda telef oluyor. Satıcı kişiler alıcılarla bağlantıya geçip “mallarını” sattıktan sonra geriye kalan yavruların akıbeti ne oluyor tahmin bile edemezsiniz.
Satın alınan küçük yavruların, bir karışı bile bulmayan kafeslerin içine konmasıyla bu hayvanların asıl çilesi başlıyor. Camın arkasından her gün yüzlerce insana teşhir edilen bu miniklerin “insanca” yaşamaları için yemek, su ve tuvalet ihtiyaçları gerektiği gibi yerine getirilmeyince, hayvanlarda fizyolojik ve hatta psikolojik problemler ortaya çıkıyor. Sağlıksız koşulları bir yana, kimi kötü niyetli satıcının, hayvanları sağlıklı ve canlı göstermek için yaptıkları zararlı iğneler yüzünden yavrular daha da zor günler geçirirler.
Burada bir parantez açmak gerekmektedir; her evcil hayvan satışı yapan pet shop kötü niyetli değildir. Ayrıca her pet shop'ta da hayvan satışı yapılmamaktadır. Nice pet shop'ta hayvanlar ihtiyaçları karşılandığı için mutludur ve satılmasalar bile yıllarca hayvansever sahipleri tarafından bakılırlar. Bu yazıda bahsi geçenler ise yalnızca ticari odaklı iş yapan ve canlıların yaşam hakkına değer vermeyen pet shop'lardır.
Binlerce dolara, euro'ya birer mal gibi satın alınan hayvanların çilesi aslında yuva sahibi olduktan sonra da bitmez. Ehil olmayan, tecrübesiz kişilerce, keyif olsun diye bakılmaya çalışılan hayvan büyüyünce; yani o kafesin ardındaki nispeten sevimli halini yitirince, sokaklara atılması an meselesi olur. Ayrıca, pet shop'larda satın alınmayan ve büyüyen hayvanlar, artık işe yaramayacakları düşünüldükleri için de sokaklara atılır. İşte bu yüzden otoyolda, sokakta, çöplerin yanında cins hayvanları görmek artık şaşırtıcı gelmiyor. Belediyeler tarafından toplanıp kapasiteleri çoktan aşmış barınaklara konan hayvanların sonu ise ömür boyu eziyet ve esaretten başka bir şey değil.
Tüketim toplumuna yenik düşen bu canlıların kanlı ticaretini önlemek amaçlı ülke çapında akut birçok çalışma yapılırken bu alandaki asıl hareket, “Pet Shop'lardaki Köle Ticaretini Durdurun” sloganıyla çıkış yapan petshopgercegi.com sitesinden geliyor. Kamuoyunu bilinçlendirme kampanyası dahilinde tasarlanan “Bu Pet Shop'da Hayvan Satışı Yapılmaz” yazılı sticker'ları asan pet shop sayısı da her geçen gün artıyor.
Pet shop'lardan hayvan satın almak yalnızca bu sektörü beslemez; aynı zamanda önlenemeyen sokak hayvanları artışına da maalesef zemin hazırlar. Eğer evde illa cins hayvan beslemek gibi bir isteğiniz var ise, barınaklarda onbinlerce sahipsiz cins hayvan bulmanız mümkün. Yalnızca barinak.gen.tr adresinden size en yakın barınağın iletişim bilgilerine ulaşabilir ve her geçen gün kafesler ardında yuva bulmayı bekleyen bu hayvanlara sıcak evinizin kapılarını açabilirsiniz.
20 Mayıs 2010 Perşembe
Bir Kızılderili Sözü...
24 Nisan 2010 Cumartesi
Hayvan Sevgisiyle Dolu Jenerasyonlar İçin...
Yüzyıllardır insanlarla uyum içinde yaşayarak doğal düzenlerini değiştiren hayvanlar değil midir? Onlar bu denli irade sahibiyken biz insanlar neden onları ilk fırsatta yok etmeye, onlara ihanet etmeye kendimizi bu denli adamışızdır? Mesela, sokakta tasmasız bir köpek görünce neden ilk tepkimiz hayvanı korkutarak uzaklaştırmak ve hatta mümkünse onu yok etmek olur?
Sebebi, kendimize verdiğimiz değer kadar, başka canlılara ve de topluma karşı bir sorumluluğumuz olduğunu unutmamızdır. Yalnızca onların da yaşam hakları olduğunu bilmeniz dahi toplum açısından olumlu bir gelişme demektir.
Kitle iletişim araçlarından sayesinde gün geçtikçe hayvanlar hakkında daha da bilinçleniyor ve dolayısıyla daha da duyarlı hale geliyoruz. Özellikle son yıllarda birçok medya kuruluşunun sosyal sorumluluk projeleri arasına kattığı hayvan haklarını savunma davası, onları korumak adına ciddi adımlar atmamıza yardımcı oluyor. Ayrıca hayvanseverlerin desteğiyle ayakta duran hayvan koruma derneklerin çabasını da yadsımamak gerekir.
Türkiye’nin ilk engelli hayvan barınağı Adana’da
Misal geçen ay Türkiye’de bir ilk gerçekleşerek, Adana’da görme ve yürüme engelli hayvanlar için özel bir bakımevi kuruldu. İşkence sonucu psikolojisi bozulan hayvanların da olduğu merkezin tüm ihtiyaçlarını yerel yönetim karşılamakta.
Eskiye kıyasla ülkemizde olumlu gelişmeler kaydedilse de, yine de önümüzde aşılacak çok engel olduğu aşikar. Dünyada da durum pek de farklı değil aslında. Örneğin Zürih'te devlet, mahkemelerde hayvanları temsil etmeleri için avukat atarken İsviçre'de halk aynı uygulamayı yürürlüğe koymayı reddediyor. PETA adıyla bilinen ultra-aktivist grup bir yandan hayvanların yiyecek, giyecek, deney ve eğlence amaçlı öldürülmemeleri çağrısında bulunurken bir yandan da barınaklarda “atıl” kabul edilen hayvanlara ötenazi yaparak yaşam haklarını ellerinden alıyor.
Dünya çapında bu konuda bir kavram karmaşası yaşanırken, Türkiye’de de kafaların karışması gayet normal. Halbuki tam gelişmiş ülke düzeyine erişmek için çözüm çok basit: Her canlının yaşam hakkına saygı duymak, onları korumak ve buna uymayanları da adilce cezalandırmak.Atatürk’ün hayvan sevgisi
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyeti kurarken ilkelerinin yanı sıra insanlığı ve hayvan sevgisiyle de Türk milletine liderlik etmişti. Yaşamı boyunca sokak hayvanlarının sahiplenilmesi için çırpınan Atatürk’ün hayvan sevgisi öyle büyüktü ki; 1. Dünya Savaşı ‘nda Alp adındaki köpeğini cephede dahi yanından ayırmadı, Kurtuluş Savaşı’nda ele geçirilen Yunan komutanının Alber adlı köpeğini sahiplendi ve hatta Sakarya adındaki atı ile köpeği Fox’a da çok değer verirdi. Aslen sokak köpeği olan Fox en önemli toplantılarında bile Atatürk’ü yalnız bırakmaz, Paşa odasına çekildiğinde o da ayakucunda kendisine özel dikilen minderde yatardı. Kayıtlara göre Fox’un ölümüyle Atatürk adeta yıkılır, aklına geldikçe gözleri dolardı.
Atatürk’ün bu mirasına sadık kalmamızın yanı sıra, öğretilerini gelecek nesillere aktarmak için elimizden geleni yapmalıyız. Çünkü meselenin özüne inersek, hayvanları sevmeyen ve onlara işkenceyle ve ölümü layık gören kişilerin oluşturduğu bir toplum, ahlaki açıdan çökmeye de mahkûm olur.
Onları ailenizin bir ferdi yapın
Peki, çocuklarınıza hayvan sevgisini nasıl aşılayabilirsiniz? En bilindik yol, evde hayvan beslemektir. Şüphesiz çok fedakarlık gerektiren bir iştir ancak öte yandan çocuklarınıza sorumluluk ve merhamet duygularını kazandırmanın en kısa yoludur. Eğer eviniz hayvan beslemek için müsait değilse çocuklarınızı düzenli olarak barınaklara ve bakımevlerine götürebilir, onlara hayvan sevgisini böylece aşılamış olursunuz. Şayet fobiniz varsa, çocuklarınıza korktuğunuzu belli etmeden onlara hayvanlarla ilgili programlar, belgeseller izletmek ve hayvan sevgisini konu alan kitaplar okutmak en basit çözümlerdir. Bilindiği üzere korku sonradan edinilen bir duygudur; yani çocuklarınızın da sizin gibi korkuyla yaşamasına engel olabilir hatta günün birinde siz de korkularınızı yenerek bir hayvan edinebilirsiniz.
Evinizde hayvan besleme konusunda çocuklarınıza öğretmeniz gereken tek bir şey var: o da hayvanların oyuncak değil birer canlı olduğunu asla unutmamaları. Sıkıldıklarında sokağa atamayacaklarını, onların da insanlardan farksız olarak temel ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini anlatmanız gerekir.Çocuğunuzu ruhsal anlamda sağlıklı bir birey olarak topluma kazandırmak istiyorsanız, onlara en başta hayvanları sevmeyi öğretin. Sebebi ne olursa olsun hayvanlara eziyet edip öldürenler, merhamet duygusundan yoksun oldukları için insanları da sevemezler. Bunun da faturası tümüyle topluma kesilir.
UNESCO’nun 1978 yılında açıklanan Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin beşinci maddesine göre:
"Bir insanın desteğine ihtiyaç duyan her hayvan uygun beslenme ve bakımı görme hakkına sahiptir.
Hiçbir koşul atında terk edilemez veya adil olmayan bir şekilde öldürülemezler."
Yeni neslin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı sevgiyle kutlar, hayvan sevgisiyle dopdolu bir ömür geçirmelerini ümit ederim.
9 Nisan 2010 Cuma
Meyvan Nasıl Kurtulur?

2 Nisan 2010 Cuma
Hayvanların da Hakları Var
Namuslu Geçinen Toplumun Namussuz Evlatları
14 Mart 2010 Pazar
Bu Hikayedeki Hayvanları Sayınız
10 Mart 2010 Çarşamba
Türkiye'nin ilk engelli hayvan barınağı Adana'da
Türkiye'nin ilk engelli hayvanlar bakımevi Adana'da kuruldu. Bakım evinde 28'i çevre illerden getirilen 300 görme ve yürüme engelli köpek kalıyor. 10 yıldır hizmet veren barınağın bir bölümüne kurulan bu merkezde ayrıca işkenceye maruz kalarak psikolojisi bozulan köpekler de kalmakta. Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Ulusal Koordinatörü Nesrin Çıtırık, engelli hayvanların sokaklarda yaşamlarını sürdüremediklerini belirterek bu barınağın Türkiye'deki tüm illere örnek olması ve her ilde en az birer engelli hayvan bakımevi merkezi gerektiğini çağrısında bulundu.















